27 Şubat 2009 Cuma

bir fotoğraf karesini çarpanlarına ayırma


on dokuz sayısına inanmamın birkaç nedeni vardır. on dokuz yaşındasın. henüz, yakın olduğumuz kadar uzağı birbirimize. kurduğumuz hayallerinh hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğini bilmiyoruz.

on dokuz sayısına inanmamın birkaç nedeni vardır. henüz, kule'nin koridorlarını görmemişsin. on dokuzuncu katta çalışmamışsın. bu sırada, orada çalışmak düşündüğün en son şey. ben ne kuleyi görmüşüm, ne gülü. roland ile yolculuğa çıkmama daha uzun zaman var. hazır değilim henüz.

o zamanlar, anayasal rejime geçmemişim. mutlak monarşi ile yönetiliyorum. düzen değişimi için benim dışımda birçok şeyin değişmesi gerektiğini bilmiyorum. o zamanlar, rejim değişikliğini de düşünmüyorum. yoketme iştahının söylettiği yalanlar. atina okulunun arka bahçesinde etkileme gücümü geliştirmekle meşgulüm. bence 2. seviye daha güzel. senin yerine hiç kimseyi koyamayacağım yalanını söyledik birbirimize.

aylar sonra, tunç çağına insanlık için küçük ama bizim için büyük bir adım atacağız. zaman geçmek bilmeyecek sarayın tozlu koridorlarında. ayine kurban gitmiş bir kuzuya sarılacağım. onu temizlediğim süpürgeden bozma fırçam hala odamın yukarısında kutuların içinde.

aylar sonra, tunç çağlarından modern zamanlara geçerken büyük bir deprem olacak. sonraki hayatımızda ise deprem üzerine deprem yaşayacağız. bilmiyoruz. birbirimizi bu kadar çok kıracağımızdan haberimiz yok. bu kadar uzun yanyana kalacağımızı bile bilmiyoruz.

belki az sonra yemekhane kuyruğuna gireceğiz. sana love love me do, you know i love you diyeceğim, sweet child o'mine diyeceğim. bildiğimi görünce şaşıracaksın. sonra, ellerini montunun cebine sokacaksın, başını yana eğeceksin ve kızılcıklardan bir şeyler söyleyeceksin. önce kızılcıkları göreceğiz, sonra boğazın yanında cennete yükselmemi seyredeceksin. boğaza nehir diyeceğiz artık, gülümseyerek.

yıllar sonra, yirmidokuz yaşındasın. herşeyin bir sonu olduğunu gördün. insanlar geldi yanına, farklı zamanlarda, farklı mekanlardayız artık. yanımızda farklı insanlar. solumda başka biri ile uyanıyorum; sen başka birinin sağında uyanıyorsun. farklı tavanlara bakıyoruz. sonra dönüyoruz; yanımızda yatanları izliyoruz.

sorry for you not sorry for me bayan daisy...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder