Ev-re(n) I
küçük bir dünyam vardı. Annem ile birlikte telvenin yaptığı şekilleri incelerdim. O, üç vakte kadar haber görürdü, ben iç içe geçmiş yaratıklar. O, hane ferahlığı görürdü; ben karabasanlarımı. Güvenli günler biTmek üzereydi. Annem son kızılderili hikayelerini anlatırdı.
Ev-re(n) II
Büyüdüm, denizsiz bir kentte, denizi özledim.Yönümü bulamadım, kayboldum. Büyüdüm, büyümüş gözüktüm. BoğAzdan aşağı süzüldüm. Evimi buldum. Küçük bir kavanozda birbirine girmiş evrenleri gördüm. Kaçık oldum daldım aralarında. Avuç avuç topladım, elimden geldiği kadarıyla. Erişmeye çalıştım, kendimi sulara bıraktım. Avcumdaki evrenler ile besledim kendimi. Suyun içinde susadım.
Ev-re(n) III
birbirleriyle kavga etmeyen ve dudaklarımı paylaşan iki sevgili gibi; hep yanımdalar. Biri parmaklarımda, diğeri önümde. Sıralarını bilirler. Nasıl öpeceklerini bilirler. Şeytan'ın üçlüsünde göz göze gelseler de bir şey olmaz. Hiç birimiz gülmeyiz. İki kişi konuşurken diğerine bok yemek düşmez, çoğu durumuN tersine.
Ev-re(n) IV
Terminal çıkışında, her zamanki bir gün. Uzun bekleyişin sonunu görebilcek miyiz? Oniki (rakam ile sadece -12-) saat, yetecek mi? Daha fazlası mı? Kentin moJito kokusuna kendimizi bırakalım. Seni beklerken her zaman iced americano içiyor olacağım.
.
.
.
.
Ay kraterinde yaşamaya mahkum edilmiş Lilith'in laneti üzerimde...
küçük bir dünyam vardı. Annem ile birlikte telvenin yaptığı şekilleri incelerdim. O, üç vakte kadar haber görürdü, ben iç içe geçmiş yaratıklar. O, hane ferahlığı görürdü; ben karabasanlarımı. Güvenli günler biTmek üzereydi. Annem son kızılderili hikayelerini anlatırdı.
Ev-re(n) II
Büyüdüm, denizsiz bir kentte, denizi özledim.Yönümü bulamadım, kayboldum. Büyüdüm, büyümüş gözüktüm. BoğAzdan aşağı süzüldüm. Evimi buldum. Küçük bir kavanozda birbirine girmiş evrenleri gördüm. Kaçık oldum daldım aralarında. Avuç avuç topladım, elimden geldiği kadarıyla. Erişmeye çalıştım, kendimi sulara bıraktım. Avcumdaki evrenler ile besledim kendimi. Suyun içinde susadım.
Ev-re(n) III
birbirleriyle kavga etmeyen ve dudaklarımı paylaşan iki sevgili gibi; hep yanımdalar. Biri parmaklarımda, diğeri önümde. Sıralarını bilirler. Nasıl öpeceklerini bilirler. Şeytan'ın üçlüsünde göz göze gelseler de bir şey olmaz. Hiç birimiz gülmeyiz. İki kişi konuşurken diğerine bok yemek düşmez, çoğu durumuN tersine.
Ev-re(n) IV
Terminal çıkışında, her zamanki bir gün. Uzun bekleyişin sonunu görebilcek miyiz? Oniki (rakam ile sadece -12-) saat, yetecek mi? Daha fazlası mı? Kentin moJito kokusuna kendimizi bırakalım. Seni beklerken her zaman iced americano içiyor olacağım.
.
.
.
.
Ay kraterinde yaşamaya mahkum edilmiş Lilith'in laneti üzerimde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder